virtus_typhon@hotmail.com


Erdem Söyler

Hiç duydunuz mu ikinci ligde oynayan çelimsiz denecek kadar basit bir oyuncunun NBA draftına katılabilmesinin mümkün olabileceğini? Muntazam bir Alman basketbolcu, tam da Almanlardaki fiziksel yapıya sahip, sarışın, yapılı, gösterişli bir vücut.

Nowitzki’yi Avrupa’da, dünyanın her noktasında parkelerde görmek mümkündür: NBA’de, Alman ulusal takımında.

Bugün onun hakkında söylenenlere baktığımızda gerçek olan ise bir gösterişi, başarısı olmayan Alman liginde bile değil, ikinci liginde oynamış Nowitzki’yi şu anda ve uzun zamandan beri insanlar yerlere göklere sığdıramıyor, en azından bunu Nowitzki sağlıyor. Nowitzki’yi bundan 12 yıl önce hala kondisyon ve sezon dışı çalışmalarını yöneten eski Alman Olimpiyat takımı kaptanı Holger Geschwinder (Slam, Sf.52, Mayıs 2006) keşfetti. Herhalde 18-19 yaşlarında olsa gerekti o zamanlar.

Her alanda, her biçimde geçerli olan genel bir kural sayabileceğimiz şey, insanların sıfırdan başlayıp aşama kaydettiğinde, seçkinler sınıfına girmesinin ne kadar güç olduğudur herhalde. İşte bu 12 senede Nowitzki bunu yapanlar arasındaydı, eğer bu olmasaydı basketbolseverler için çok üzücü bir durum olabilirdi şu zamanlarda.

“1998 ‘in draft günü Don Nelson, Dirk Nowitzki’nin hakları için Milwaukee ile takas yaptığında pek çok kişi bu adamın aklından neler geçtiğini merak ediyordu. Evet 1998 Nike Hoop Summit ‘te Dirk Amerikalı yaşıtlarını 33-14 yaparak parçalamıştı, o Avrupalı oyuncuların vurucu silahıydı. Ama bu çocuktan bir şey olur muydu? Nellie insanlara bu 2.13’lük şutörde bir şey gördüğünü anlattı. Ne gibi, bir sonraki Alman oyuncuyu mu? Detlef Schrempt başka bir şeydi, ama Schrempt 4 sene kolejde top oynadı. Dirk’ü ise kimse tanımıyordu. Alman 2. Liginin sonuçlarını okumaya uzun saatler dışında tabi. O utangaçtı, saçı kötüydü, çemberin yakınlarına bile gitmiyordu. Elimizde 9. sıradan seçilmeye değer olduğu düşünülen 20 yaşında bir muamma vardı. Her zaman Nelson’ın çılgın olduğunu düşündük. Bu da düşüncemizi teyit ediyordu. Dirk çaylak sezonunda aslında çok güven vermedi.” (Slam, Sf.88, Temmuz 2006)

Nowitzki 1996 ‘da keşfedilip, 1998 draft gününde de şut yarışmasını kazanarak çılgın Nelson’un gözüne giren bu Alman devi çaylak sezonunu vasatın belki altında bir performansla geçirirken henüz 20-21 yaşlarındaydı. NBA’ye girebilmek için gerçekten erken denecek bir yaşta adım atmıştı, Texas’ın parkelerine, Dallas’a. O Dallas’a katıldığında Steve Nash ve M. Finley Dallas’taydı ve en popüler adamlardı. Fakat sonraları takımda yeni bir jenarasyon kurma çabaları ve taraftar tarafından sevilen bu iki oyuncunun ayrılması Nowitzki’yi çaylaklıktan ağabeyliğe doğru getirdi yakın dönemlerde.

 


    Nowitzki benim için kategorilere sığmayacak kadar geniş bir oyuncudur, ispatı da basittir. Basketbol tarihinde 2.10’un üzerinde bir basketbolcuda böylesine bir şut yeteneğine sahip kaç tane isim vardı, şu anda var ve ileride yetişecek? Bir başka unsur ise üstün fiziği sayesinde oyununa iç-dış dengesini katabiliyor. Aslında bu uzun süren bir tartışma konusuydu Nowitzki hakkında. “Bir uzun neden bu kadar şut atar? Neden içeride oynamaz?” gibi söylemler hep vardı, ama o bunları başarı kazanıp insanları sustararak önledi, yaptığı her şey takdire değer oldu. “MVP, o oynamadığında takımı bir hiç haline gelen adamdır. Bizim takımdaki 12 adam da bir şeyler üretebiliyor. KENDİMİ MVP OLARAK GÖRMÜYORUM” (Slam, Sf.53, Mayıs 2006)

Nowitzki çok şey görüp geçirdi bugüne dek. Fotoğraflarındaki değişimi gibi oyunu ve popülaritesi arttı. Onun en büyük talihsizliklerinden birisi ve en önemli derecede etkin olanı ise Alman basketbolunun ve basketbolcularının ona ayak uydurabilecek düzeyde olmaması, bu onu milli takım düzeyinde kazanılmış veya kazanılabilecek başarılardan, madalyalardan, kupalardan mahrum bırakıyor. Avrupa, dünya şampiyonaları öncesinde NBA’de ortalama 100 maç oynayarak gelen ve ulusal takımının da kuşkusuz en önemli ismi olan ve aynı doğrultuda takımını yükselten Nowitzki’nin talihsizliğidir bu.

Dirk önlenemez yükselişini, doruğa tırmanışını yaşadı hep ve de böyle devam edecek. Kendine hayran kitlesi oluşturdu. Az bir şey mi, yeryüzündeki birçok insanın yaşamak istediği bu şey.

Bitti mi zannettiniz, böyle kötü bitebilir mi Nowitzki’nin olduğu yerde herhangi bir şey. İşte onun olduğu yerde NBA şampiyonluğu, madalyalar görmek dileğiyle.


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
.

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »